17 Aralık
odam daralıyor gün geçtikçe.yatağımın boyu kısalıyor.tavan çömelmiş gibi kısacık.sığmıyorum artık.ben büyümediğime göre,tüm söylediklerim doğru.
havanın tadı da değişmiş.savaştan çıkmış gibi,nükleerler eşliğinde..
bundan böyle ,beyaz duvarlarım hiçbir meleği çağrıştırmıyor bana.hiç birisi umut vermiyor. sanki herşey birbirine girmiş.kapılara pencerelere karşı eziğim,boynum bükük.çıkamıyorum dışarı. affetmiyorlar beni.
yetmiyorum kendime.güvercin müvercin kâr etmiyor, uçuramıyorum haberleri sevdiklerime. öpücüklerimi konduramıyorum gül tenlerine.
herşeyden sıkılmak,bu olsa gerek. hiçbir şeyi beğenmemek. ama aynı zamanda bir çok şeye ihtiyacı olmak. eksik olmak.
sen gittiğinden beri yarım bile olamadım.
farkında olmamak--ne yapacağını bilememek--yetişememek
farketmek-- ne yapacağını anlamak--yetişememek
ne olacağı coktan belli.çabalar boşuna. ama mecburi.
gitmek lazım buralardan senden sonra.arkandan ağlamamak için
ölsek mi ne yapsak?
belki cehennem daha serindir buralardan
kim bilir...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment