ankara'da deniz yok ki birader.biz ne yapalım yani.
yaş kemâl değil.rakı balık yapamayız belki ama oturup manzara seyrederdik en azından.
en azından ergen düşlerimizi haykıra haykıra
sabahın kör vakitlerinde bir kaç şiir okurduk sırtımızda ruzgar alnımızda deniz
deniz yoksa meltem yok
meltem yoksa ben yokum
boynumuza sarılmış binbir el.binbir alacaklı sanki.dayanmışlar yürek kapılarımıza.
elden hiçbir şey gelmemekte..
ve gün geçtikçe tükenmekte eldekiler..
avuçtakiler..
ankara'da deniz yok ki birader.köprü hiç yok.
çıkalım üstüne...bırakalım kendimizi...
Saturday, February 3, 2007
durum
29 Ocak
yazıların her biri sıradan başlar..günler geçiyor..hayat sıkıyor...herşey yalan...
düşmemek lazım hiçbir yanılgıya..
ama günler geçiyor hayat sıkıyor ve herşey yalan..
arabesk işlemiş damarlarımıza.notalarla olmasa da düşüncelerle acı çekmesini biliyoruz.ama sorun acının artık eski tadı vermemesinde.eskiden,daha çook çok küçükken, kıç üstü çakıldığımızda betonlara, gözümüzde kurtarıcı bekleyen bakışlarla anamızı bababımızı beklerdik.
ve küçükken herşeye inanırdık.dalgınlıktan gökyüzüne kaçırdığımız balonumuz bir gün gelecekti ve bizi bulacaktı.
işte büyüdük.o balon bizi buldu.
ama sönük...
artık binlerce metre yukardan da düşsek yere,hem de kafa üstü,ne anamız geliyor yanımıza.ne babamız.ve insan her dakika her gün,yeni kahramanlar arıyor kendine.her gün yeniden farkediyor.'hayat yolu' gitgide daralıyor.ve en cok da farkında olmak kahrediyor insanı.bu yol daralacak,bittiiğinde yanında kimse olmayacak.
herkes aynı şeyi yaşayacak aslında.her gördüğünü aşk sanacak.her aşkta bi kahraman arıyacak.her seferinde bulduğunu sanacak.her bitişte kahrolacak insan.ve insan öylesine tutuklu kalmış olacak ki,öyle çaresiz,öyle başıboş.. her gece tövbe edecek herşeye.her sabah yeniden koyulacak yola
türlü yanlızlıklar türeyecek başımıza.insan terkedince ailesini, sırtını dayadığı destek yok olunca yani,start verilmiş olacak yarışa..ve bu sefer durmak , düşünmek olmayacak.. yanımızdaki kulvarlarda bize kimse yardım etmeyecek.. anlayacagız..bu yol yalnız yurunmeli..çünkü bu yol bunu hakediyor ve bunun için tasarlanmış..
bilmiyorum ya hayat değişiyor ya ben büyüyorum..ilk kez bunu hissediyorum yıllardır.neyi sahiplendiysem bırakasım var.parmaklarım o kadar güçsüz ki hiçbir şeyi kavrayamıyorum.düşünün ki bu parmaklarla taşın altına sokmam lazım elimi.oysa ben büyümek dahi istemiyorum..
bi destekçi istiyorum her zaman yanıbasımda..sokakta kaybettiğimde futbolcu kartlarımı biri benim için onları arasın istiyorum.aklımda saçmasapan düşler olsun istiyorum.gerçekten uzak durmak herşeye inanmak.her sevgilimle evlilik hayali kurmak istiyorum.
eğer dünya ben büyüdükçe 'gerçek'leşecekse ben yalan istiyorum.hayal istiyorum..
yazıların her biri sıradan başlar..günler geçiyor..hayat sıkıyor...herşey yalan...
düşmemek lazım hiçbir yanılgıya..
ama günler geçiyor hayat sıkıyor ve herşey yalan..
arabesk işlemiş damarlarımıza.notalarla olmasa da düşüncelerle acı çekmesini biliyoruz.ama sorun acının artık eski tadı vermemesinde.eskiden,daha çook çok küçükken, kıç üstü çakıldığımızda betonlara, gözümüzde kurtarıcı bekleyen bakışlarla anamızı bababımızı beklerdik.
ve küçükken herşeye inanırdık.dalgınlıktan gökyüzüne kaçırdığımız balonumuz bir gün gelecekti ve bizi bulacaktı.
işte büyüdük.o balon bizi buldu.
ama sönük...
artık binlerce metre yukardan da düşsek yere,hem de kafa üstü,ne anamız geliyor yanımıza.ne babamız.ve insan her dakika her gün,yeni kahramanlar arıyor kendine.her gün yeniden farkediyor.'hayat yolu' gitgide daralıyor.ve en cok da farkında olmak kahrediyor insanı.bu yol daralacak,bittiiğinde yanında kimse olmayacak.
herkes aynı şeyi yaşayacak aslında.her gördüğünü aşk sanacak.her aşkta bi kahraman arıyacak.her seferinde bulduğunu sanacak.her bitişte kahrolacak insan.ve insan öylesine tutuklu kalmış olacak ki,öyle çaresiz,öyle başıboş.. her gece tövbe edecek herşeye.her sabah yeniden koyulacak yola
türlü yanlızlıklar türeyecek başımıza.insan terkedince ailesini, sırtını dayadığı destek yok olunca yani,start verilmiş olacak yarışa..ve bu sefer durmak , düşünmek olmayacak.. yanımızdaki kulvarlarda bize kimse yardım etmeyecek.. anlayacagız..bu yol yalnız yurunmeli..çünkü bu yol bunu hakediyor ve bunun için tasarlanmış..
bilmiyorum ya hayat değişiyor ya ben büyüyorum..ilk kez bunu hissediyorum yıllardır.neyi sahiplendiysem bırakasım var.parmaklarım o kadar güçsüz ki hiçbir şeyi kavrayamıyorum.düşünün ki bu parmaklarla taşın altına sokmam lazım elimi.oysa ben büyümek dahi istemiyorum..
bi destekçi istiyorum her zaman yanıbasımda..sokakta kaybettiğimde futbolcu kartlarımı biri benim için onları arasın istiyorum.aklımda saçmasapan düşler olsun istiyorum.gerçekten uzak durmak herşeye inanmak.her sevgilimle evlilik hayali kurmak istiyorum.
eğer dünya ben büyüdükçe 'gerçek'leşecekse ben yalan istiyorum.hayal istiyorum..
kaos --- karasevda
24 Ocak
kaos.karanlık.yalan.sahte.imkansız.çürük.bayat.kokuşmuş.loş.çaresiz.dip.kabir.
mezar.tabut.toprak.karbondioksit.baskın.dar.öfke.kin.nefret.
sorun.problem.kurban.kan.intikam.hınç.arzu.dehşet.şehvet.kavga.savaş.ölü.ceset.çarpık.
kopuk.buz.soguk.dış.
aşağı.geri.ters.gerçekdışı.olumsuz.yanlış.kararsız.inançsız.güvensiz.dert.susuz.aç.
üşümüş.yalnız.kimsesiz.öksüz.
yetim.katil.maktül.serin.rotasız.
sapkın.sapık.sapmış.bilinçsiz.kontrolsüz.pişman.üzgün.siyah.gri.
kafein.lithium.crack.
esmer.esmer.asi.anlayışsız.düşüncesiz.saçma.sistemsiz.düzensiz.
başıboş.kuduz.uyuz.verem.kanser.bakımsız.
yaşlı.ihtiyar.moruk.tecrübesiz.
boşuboşuna.sıradan.basit.bayağı.vasıfsız.niteliksiz.eski.düşman.rakip.
kavgacı.korkak.ürkek.ödlek.çekimser.hayır.olmaz.asla.asla.keşke.yoksun.fakir.
sıfır.boş.teneke.
kağıt.odun.kalas.sessiz.yankısız.görünmez.
lanet.büyü.karasevda.
23:01 | Açıklama ekle | Açıklamaları oku (1) | Sabit Bağlantı | İzleme notları (0)
13 Ocak
el,avuç ve tükeniş
aldığımız nefesleri bir kabul ettik.içimizden sonsuz sayılar tuttuk.son geldi.film bitmedi.
istila,işgal,kuşatma,aşk.. ne varsa zapta dair hayatta, herbiri tek tek kaplamış başka umutlarla kazdığım çukurları.ne yazmışsam , ne söylemişsem hiçbir nefes eşlik etmemiş bana.hiçbir gölge takip etmemiş,hiç kimse adımlamamış , inadına arşınladığım yolları.zavallı odaların hiçbiri tanık olmamış gözyaşlarıma.yalancı şahitler sarmış son yollarımı.
uçmak istemişim,tepelerden korkmuşum.
okyanuslara gömülmek istemişim, deniz tutmuş.
ne bir melek,ne bir yunus yardım etmiş bana.
çığlıklar koşuşturuyor şimdi sokaklarımda.tabelalar birbir anlatıyor ne halde olduğumu.koşe başları hiçbir yolu,hiçbir şekilde birleştirmiyor.ışıklar bana yanıp; sana sönüyor.insanlar öylesine mutsuz yürüyorlarki kaldırımlarda,hani öyle ki kaldırımdan bile memnun değiller.
kaçacak yer yok.ışınlanacak zaman.seyahat edecek bir ay.keşfedilecek bir kıta.tanışılacak insanlar.saklanılacak sandıklar.seyredilecek manzaralar.edilecek dualar.
hiçbirşey kalmamış.
elde
ve
avuçta
kaos.karanlık.yalan.sahte.imkansız.çürük.bayat.kokuşmuş.loş.çaresiz.dip.kabir.
mezar.tabut.toprak.karbondioksit.baskın.dar.öfke.kin.nefret.
sorun.problem.kurban.kan.intikam.hınç.arzu.dehşet.şehvet.kavga.savaş.ölü.ceset.çarpık.
kopuk.buz.soguk.dış.
aşağı.geri.ters.gerçekdışı.olumsuz.yanlış.kararsız.inançsız.güvensiz.dert.susuz.aç.
üşümüş.yalnız.kimsesiz.öksüz.
yetim.katil.maktül.serin.rotasız.
sapkın.sapık.sapmış.bilinçsiz.kontrolsüz.pişman.üzgün.siyah.gri.
kafein.lithium.crack.
esmer.esmer.asi.anlayışsız.düşüncesiz.saçma.sistemsiz.düzensiz.
başıboş.kuduz.uyuz.verem.kanser.bakımsız.
yaşlı.ihtiyar.moruk.tecrübesiz.
boşuboşuna.sıradan.basit.bayağı.vasıfsız.niteliksiz.eski.düşman.rakip.
kavgacı.korkak.ürkek.ödlek.çekimser.hayır.olmaz.asla.asla.keşke.yoksun.fakir.
sıfır.boş.teneke.
kağıt.odun.kalas.sessiz.yankısız.görünmez.
lanet.büyü.karasevda.
23:01 | Açıklama ekle | Açıklamaları oku (1) | Sabit Bağlantı | İzleme notları (0)
13 Ocak
el,avuç ve tükeniş
aldığımız nefesleri bir kabul ettik.içimizden sonsuz sayılar tuttuk.son geldi.film bitmedi.
istila,işgal,kuşatma,aşk.. ne varsa zapta dair hayatta, herbiri tek tek kaplamış başka umutlarla kazdığım çukurları.ne yazmışsam , ne söylemişsem hiçbir nefes eşlik etmemiş bana.hiçbir gölge takip etmemiş,hiç kimse adımlamamış , inadına arşınladığım yolları.zavallı odaların hiçbiri tanık olmamış gözyaşlarıma.yalancı şahitler sarmış son yollarımı.
uçmak istemişim,tepelerden korkmuşum.
okyanuslara gömülmek istemişim, deniz tutmuş.
ne bir melek,ne bir yunus yardım etmiş bana.
çığlıklar koşuşturuyor şimdi sokaklarımda.tabelalar birbir anlatıyor ne halde olduğumu.koşe başları hiçbir yolu,hiçbir şekilde birleştirmiyor.ışıklar bana yanıp; sana sönüyor.insanlar öylesine mutsuz yürüyorlarki kaldırımlarda,hani öyle ki kaldırımdan bile memnun değiller.
kaçacak yer yok.ışınlanacak zaman.seyahat edecek bir ay.keşfedilecek bir kıta.tanışılacak insanlar.saklanılacak sandıklar.seyredilecek manzaralar.edilecek dualar.
hiçbirşey kalmamış.
elde
ve
avuçta
bıçak
günler öylesine birikti ki üstüste hızlı mı geçiyor yavaş mı aklımız ermedi.
nereye gidip,kime saplanacağı önceden belirlenmiş kiralık bir bıçağım.anatomim gereği kaybetmişim gözlerimi asırlar önce.şaşırıyorum tüm hedefleri.kimi kanattığımı bilmeden daha derinlere iniyorum.daha çok kanatıyorum.
ya paslanacağım
ya da bileneceğim
bir bıçaktan adam olmaz.bir bıçak aşık olamaz.bir bıçak ne yaparsa yapsın,yerini dolduramaz kılıcın.ve asla sap olamaz; kardeşi baltaya.
kör değilim.kesmem gerekirse en demirini keserim gözümü kırpmadan.ama ne yazık gözlerim yok.
bir bıçağa öğretmelisiniz kuzu kuzu oturmayı.cepte durmayı.kılıçlarına saygı , çakılarına sevgi duymayı.
ustadan çıkma bir bıçak hiçbirşeydir.bilenmiş bir bıçak ise daha çok hiçbirşeydir.neye uğradığını şaşırmış.belki bir yarasa kadar umarsız,bir beyaz balina kadar yılgın.bir savaşçı kadar kararlı , bir aşık kadar kendini bilmez. gerisi su götürmez yıkım.tam bir yıkım.
bıçak affolur mu?
yaptıkları unutulur mu?
buna ya gece ve karanlık, ya geminin kaptanı , ya düşman ya da aşık karar verebilir ancak..
bırakın bıçağı.rahat rahat doğrasın ekmeğini...
nereye gidip,kime saplanacağı önceden belirlenmiş kiralık bir bıçağım.anatomim gereği kaybetmişim gözlerimi asırlar önce.şaşırıyorum tüm hedefleri.kimi kanattığımı bilmeden daha derinlere iniyorum.daha çok kanatıyorum.
ya paslanacağım
ya da bileneceğim
bir bıçaktan adam olmaz.bir bıçak aşık olamaz.bir bıçak ne yaparsa yapsın,yerini dolduramaz kılıcın.ve asla sap olamaz; kardeşi baltaya.
kör değilim.kesmem gerekirse en demirini keserim gözümü kırpmadan.ama ne yazık gözlerim yok.
bir bıçağa öğretmelisiniz kuzu kuzu oturmayı.cepte durmayı.kılıçlarına saygı , çakılarına sevgi duymayı.
ustadan çıkma bir bıçak hiçbirşeydir.bilenmiş bir bıçak ise daha çok hiçbirşeydir.neye uğradığını şaşırmış.belki bir yarasa kadar umarsız,bir beyaz balina kadar yılgın.bir savaşçı kadar kararlı , bir aşık kadar kendini bilmez. gerisi su götürmez yıkım.tam bir yıkım.
bıçak affolur mu?
yaptıkları unutulur mu?
buna ya gece ve karanlık, ya geminin kaptanı , ya düşman ya da aşık karar verebilir ancak..
bırakın bıçağı.rahat rahat doğrasın ekmeğini...
yarın sabah uyandığında her yer bembeyaz olacak
23 Aralık
yarın sabah uyandığında her yer bembeyaz olacak. ve yanında sadece ben olacağım...
tüm şehir kardan korkup,köprülerde sıraya girecek bir avuç tuzlu su aşkına.herkes kendini denizlerden denizlere atacak.çığlık çığlığa yutacaklar hapları,bütün tavanları üzerlerine çökertecekler.kurşunlar kestirmeden kavuşacak beyinlere.damarlar daha rahat sahiplenecek jiletlerini.
yavaş ve düzenli hiçbir şey kalmayacak buralarda.herkes terkedecek bu şehri,ihanetler eşiliğinde.bir teşekür bile etmeden.
sahiden kaos diye bir şey olsaydı,sanırım bundan iyisi olamazdı.
ne bir korna sesi çınlayacak kulaklarında,ne de sokak çocuklarının top sesleri.pencerelere çıkınca arayacaksın bütün komşularını.onlarsa çoktan yol almış olacaklar.tüm sokakları ve caddeleri yanlarında götürecekler.koöşebaşlarını çıkınlarına dolduracaklar.
vitrinler bomboş olacak.kepenkler inik.ışıklar sönük
'git'bile diyenin olmayacak...
çöpçüleri,işçileri,simit satan çocukları bile özleyeceksin
şehir kendi içine gömülecek.asfaltlar kalacak sana
yarın sabah uyandığında her yer bembeyaz olacak.ve yanında sadece ben olacağım.
çok güzel uyuyordun.kalk kaçalım diyemedim.kıvrıldım yanına.uyuduk saatlerce.
uyandığımızda bu şehirde yapayalnızdık.baktık ki şehirde bir numara yok. baktık ki herkes gitmiş.
ne olacak güzelim?yan yanayız.el ele.belki dudak dudağa
ne kadar özlemişsek birbirimizi,ne kadar açsak o kadar yakın nefeslerimiz.
dikkat et! yarın sabah uyandığımzda heryer bembeyaz olacak. sakın korkma.ben yanında olacağım.
ister sabah
ister akşam
ister beyaz
ister siyah
yarın sabah uyandığında her yer bembeyaz olacak. ve yanında sadece ben olacağım...
tüm şehir kardan korkup,köprülerde sıraya girecek bir avuç tuzlu su aşkına.herkes kendini denizlerden denizlere atacak.çığlık çığlığa yutacaklar hapları,bütün tavanları üzerlerine çökertecekler.kurşunlar kestirmeden kavuşacak beyinlere.damarlar daha rahat sahiplenecek jiletlerini.
yavaş ve düzenli hiçbir şey kalmayacak buralarda.herkes terkedecek bu şehri,ihanetler eşiliğinde.bir teşekür bile etmeden.
sahiden kaos diye bir şey olsaydı,sanırım bundan iyisi olamazdı.
ne bir korna sesi çınlayacak kulaklarında,ne de sokak çocuklarının top sesleri.pencerelere çıkınca arayacaksın bütün komşularını.onlarsa çoktan yol almış olacaklar.tüm sokakları ve caddeleri yanlarında götürecekler.koöşebaşlarını çıkınlarına dolduracaklar.
vitrinler bomboş olacak.kepenkler inik.ışıklar sönük
'git'bile diyenin olmayacak...
çöpçüleri,işçileri,simit satan çocukları bile özleyeceksin
şehir kendi içine gömülecek.asfaltlar kalacak sana
yarın sabah uyandığında her yer bembeyaz olacak.ve yanında sadece ben olacağım.
çok güzel uyuyordun.kalk kaçalım diyemedim.kıvrıldım yanına.uyuduk saatlerce.
uyandığımızda bu şehirde yapayalnızdık.baktık ki şehirde bir numara yok. baktık ki herkes gitmiş.
ne olacak güzelim?yan yanayız.el ele.belki dudak dudağa
ne kadar özlemişsek birbirimizi,ne kadar açsak o kadar yakın nefeslerimiz.
dikkat et! yarın sabah uyandığımzda heryer bembeyaz olacak. sakın korkma.ben yanında olacağım.
ister sabah
ister akşam
ister beyaz
ister siyah
kim bilir
17 Aralık
odam daralıyor gün geçtikçe.yatağımın boyu kısalıyor.tavan çömelmiş gibi kısacık.sığmıyorum artık.ben büyümediğime göre,tüm söylediklerim doğru.
havanın tadı da değişmiş.savaştan çıkmış gibi,nükleerler eşliğinde..
bundan böyle ,beyaz duvarlarım hiçbir meleği çağrıştırmıyor bana.hiç birisi umut vermiyor. sanki herşey birbirine girmiş.kapılara pencerelere karşı eziğim,boynum bükük.çıkamıyorum dışarı. affetmiyorlar beni.
yetmiyorum kendime.güvercin müvercin kâr etmiyor, uçuramıyorum haberleri sevdiklerime. öpücüklerimi konduramıyorum gül tenlerine.
herşeyden sıkılmak,bu olsa gerek. hiçbir şeyi beğenmemek. ama aynı zamanda bir çok şeye ihtiyacı olmak. eksik olmak.
sen gittiğinden beri yarım bile olamadım.
farkında olmamak--ne yapacağını bilememek--yetişememek
farketmek-- ne yapacağını anlamak--yetişememek
ne olacağı coktan belli.çabalar boşuna. ama mecburi.
gitmek lazım buralardan senden sonra.arkandan ağlamamak için
ölsek mi ne yapsak?
belki cehennem daha serindir buralardan
kim bilir...
odam daralıyor gün geçtikçe.yatağımın boyu kısalıyor.tavan çömelmiş gibi kısacık.sığmıyorum artık.ben büyümediğime göre,tüm söylediklerim doğru.
havanın tadı da değişmiş.savaştan çıkmış gibi,nükleerler eşliğinde..
bundan böyle ,beyaz duvarlarım hiçbir meleği çağrıştırmıyor bana.hiç birisi umut vermiyor. sanki herşey birbirine girmiş.kapılara pencerelere karşı eziğim,boynum bükük.çıkamıyorum dışarı. affetmiyorlar beni.
yetmiyorum kendime.güvercin müvercin kâr etmiyor, uçuramıyorum haberleri sevdiklerime. öpücüklerimi konduramıyorum gül tenlerine.
herşeyden sıkılmak,bu olsa gerek. hiçbir şeyi beğenmemek. ama aynı zamanda bir çok şeye ihtiyacı olmak. eksik olmak.
sen gittiğinden beri yarım bile olamadım.
farkında olmamak--ne yapacağını bilememek--yetişememek
farketmek-- ne yapacağını anlamak--yetişememek
ne olacağı coktan belli.çabalar boşuna. ama mecburi.
gitmek lazım buralardan senden sonra.arkandan ağlamamak için
ölsek mi ne yapsak?
belki cehennem daha serindir buralardan
kim bilir...
karayolları
13 Kasım
bütün karayolları ezberledi akşamları eve dönüşümü
derdinden sancılara boğulup saçmaladığımı,
naneli sakızlar ağzımda babamın karşısında hesap verişimi,
kaybedecek hiçbir şeyimin kalmayışını,
yavaş yavaş tükenişimi,
taş üstünde gönül bırakmayışımı,
ve koşar adım kaçışımı gerçek denen o ilüzyondan.
bi ses et. bi haber gönder.
bi gün bi yerde çık karşıma.
al yalnızlığımı avuçlarına konuş onunla
gerekirse kız. bağır çağır. hesap sor.
tut iki yakasından sık boğazını.
kanı aksın yalnızlığımın tüm tavşanları kıskandıracak kadar kırmızı
gel ve birazcık hüzün kat hayatıma.
tartışalım yine. küselim.
istersen sırtını da dön güselim.
bütün karayolları ezberledi eve dönüşümü
ve inan hepsi ölümüne arzuladı senin bana dönüşünü
bütün karayolları ezberledi akşamları eve dönüşümü
derdinden sancılara boğulup saçmaladığımı,
naneli sakızlar ağzımda babamın karşısında hesap verişimi,
kaybedecek hiçbir şeyimin kalmayışını,
yavaş yavaş tükenişimi,
taş üstünde gönül bırakmayışımı,
ve koşar adım kaçışımı gerçek denen o ilüzyondan.
bi ses et. bi haber gönder.
bi gün bi yerde çık karşıma.
al yalnızlığımı avuçlarına konuş onunla
gerekirse kız. bağır çağır. hesap sor.
tut iki yakasından sık boğazını.
kanı aksın yalnızlığımın tüm tavşanları kıskandıracak kadar kırmızı
gel ve birazcık hüzün kat hayatıma.
tartışalım yine. küselim.
istersen sırtını da dön güselim.
bütün karayolları ezberledi eve dönüşümü
ve inan hepsi ölümüne arzuladı senin bana dönüşünü
Subscribe to:
Comments (Atom)